NEVROZ

Nevrozlar; sinir sisteminin fonksiyonel bozukluğu sonucunda ortaya çıkan, çeşitli nörolojik ve psişik belirtilerle, bu çerçevede, emosyonel labilite, fiziksel ve ruhsal yorgunluk, somatik şikayetler ve başka bunun gibi patolojik durumlarla ortaya çıkan hastalıklardır.
Nevrozların klasik üç tipi:
    1. Nevrosteniya Obsessif Durumlar Nevrozu
    2. Histeri ve onunla birlikte diğer nevrozlar
    3. Nevrotik Durumlar,
Bunlara hipokondriyazis, depressif nevroz, fobi nevrozu, ve jetanevroz v.s. de dahil edilebilir.

 NEVRASTENİ

Nevrozların en yaygın tipi olan nevrasteni ilk kez 1869 yılında American Psikiyatrist C. Brid tarafından tanımlanmıştır. Stres bu hastalığın meydana çıkmasında önemli rol oynayan etkenlerdendir. Hastalığın klinik görünümünü oluşturan temel semptom yapısı astenidir. Hasta en basit bir işi gördüğü zaman bile çok çabuk yorulur, ruh hali değişir, en basit sebebe bağlı affektif tepkiler ortaya koyar. Çeşitli tiplerde ortaya çıkan uyku bozuklukları; geç uyuma, yüzeysel uyku, kabus görmeler, uykudan uyanırken kendini mutsuz hissetme v.s. gibi belirtiler tesbit edilir.

Hastalığın kliniğinde dikkati çeken üç aşamayı görmek mümkündür.
a- Hipersteniya
b- Huzursuz edici zayıflık
c- Hiposteniya
Nevrasteninin seyrinde peşpeşe zayıflık tesbit edilen bu aşamalara bazı araştırmacılar hastalığın sub-grupları gibi yaklaşır.

Hipersteni aşamasında rastlanan başlıca belirtiler; uyarana karşı hassasiyetin artması, sabırsızlık, sebatsızlık, çabuk sinirlenme ve dikkatin bozulmasıdır. Bazı durumlarda "astenik mentizm", yani düşüncelerin karmaşıklığı tesbit edilebilir. Bir müddet geçtikten sonra hastalığın kliniği tedricen değişir, huzursuz edici zayıflık belirtileri; genel zayıflık, ruh halinin sık sık düşmesi, uykuculuk gibi belirtiler ortaya çıkar.

Hastalığın sonraki aşaması hiposteni; ruhsal ve fiziksel yorgunluğun baskın olması ile ortaya çıkar. Yukarıda belirtilen aşamaların süresi hastalığın ağırlık derecesinden, organizmanın bireysel direncinden, en önemlisi ise hastalığın oluşmasında temel bir yer tutan zararlı etkenlerin (ruhsal travmalar, gerilimli çalışma ortamı, toksik nedenler v.s.) devam etmesine bağlıdır. Bazı durumlarda hastalık aylarca devam edebilir. Bazen ise yıllarca sürebilir. Bu durumlarda kişiliğin nevrotik gelişimi ihtimalini düşünmek gerekir. Nevrotik oluşumun başlıca nedenini uzun süre devam eden ruhsal travma ile izah etmektedir ve şahsın bu etkinin mengenesinden sıkışıp kaldığını belirtmektedir. Bu dönemde nevrotik belirtilerle birlikte hastanın kişiliğinde ortaya çıkan bazı değişiklikler (gereğinden fazla heyecan reaksiyonları, genel yorgunluk, küçük sebeplere bile sinirlenmek, affektif tepkiler ortaya koymak v.s.) ön plana çıkar ve sanki şahsın devamlı bir karakteri durumuna dönüşür. Hastalar kendi eylemlerine karşı iç görüş kazansalar da onları huzursuz eden belirtilerden sıyrılmamaktadırlar.

Nevrasteni döneminde, bir kaide olarak, vejetatif sinir sisteminin normal aktiviteleri değişir ve bunun sonucunda iç organların disfonksiyonu ortaya çıkar. Beynin kortikal ve subkortikal bölgelerinin nörodinamiğinin bozulması sonucunda oluşan bu gibi haller hiç bir organik temeli olmayan fonksiyonel bir patoloji gibi değerlendirilir.
............

 
 

Ana Sayfa - Yönetici - Web Sayfasındaki Yazılar ve Resimler İnternet Ortamından Derlenmiştir. (Powered by Free Website Templates)