NÖRO-ONKOLOJİ
(Beyin Tümörleri)

Nöro-onkoloji, sinir sisteminin tümörlerle çeşitli ilişkilerini kapsayan bir bilim dalıdır. Primer merkez sinir sistemi tümörleri dışında kalan, sistemik kanserlerin nörolojik etkilerini, metastaz ve metastaz dışı etkiler olmak üzere başlıca iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Metastazlar; kanserli dokuların beyin, medulla spinalis ve periferik sinir gibi sinir sistemi yapılarına direkt olarak veya başlıca kemik olmak üzere farklı dokulardan kaynaklanan metastazların yakın komşuluk yoluyla ya da hematojen yayılım gibi uzak organlardan erişmeleri sonucu oluşurlar. Metastaz dışı ortaya çıkan tabloları sıralarsak; kanserin yarattığı metabolik ya da beslenme bozukluğuna bağlı oluşan karans tabloları, gerek primer hastalığa bağlı, gerekse kemik iliğinin baskılanması sonucu MSS infeksiyonlarının görülme sıklığı artar. Tıkayıcı veya kanayıcı nitelikteki beyin damar hastalıklarının görülme sıklığı da artmıştır. Diğer yandan, gerek radyoterapi gibi fizik ajanlar gerekse kullanılan ilaçlar gibi sağkalım süresini uzatmayı amaçlayan tedavi yöntemleri, bunlara ilişkin komplikasyonların görülme sıklığını artırır. Uzak etki olarak bilinen paraneoplastik sendromlar ise sistemik kanser seyrinin herhangi bir döneminde ortaya çıkan nörolojik tablolardır. Sistemik kanserin klinik belirti ya da bulgu vermesinden, iki yıl öncesinde ortaya çıkabildiklerinden doğru tanı konması önem taşır. Her nekadar nörolojiyi doğrudan ilgilendirmez gibi görünse de, nörolojik yakınmalarla başvuran bu tür hastalarda doğru tanı koyma sorumluluğu öncelikle nöroloğa aittir.

Beyin tümörleri, kafatası içerisinde büyüyerek beyin üzerine baskı yaparlar. Bulundukları bölgeye ve baskı altında tuttukları beyin alanına göre belirtiler verirler. Ancak kafa içinde yer kaplayan bütün vakalarda olduğu gibi öncelikle kafa içi basıncın artmasına bağlı belirtileri gösterirler. Tümör düzensiz bir şekilde büyümeye devam eder ve genişleme, büyüme imkanı olmayan kafatası içerisinde beyin üzerine baskı yapmaya başlar.

Belirtileri :
       • Başağrısı
       • Kusma
       • Sara tarzında bayılma nöbetleri
       • İlerlemiş dönemlerde (Beyinde yerleştiği yere göre) vücudun bazı bölgelerinde felç belirtileri
       • Kişilik bozuklukları, bazı yeteneklerde (hesap yapma yazı yazma gibi) bozulma

Teşhis :

Yukarıdaki belirtiler görüldüğünde kafa içi basıncın artmasından şüphelenilir. Kesin teşhis için kafa içini ve beyini görüntülemek amacıyla beyin tomografisi veya MR çekilir.

Çeşitleri :

    -  İyi huylu tümörler: Yavaş üreme hızına sahiptirler. Ayrıca beyin dokusundan kolaylıkla ayrılabilirler ve tümü veya tümüne yakın kısmı çıkarılabilir. Bu nedenle ameliyat sonrası sonuçları çok iyidir. hepsi çıkarılamadığı takdirde ilaç tedavisi uygulanmaya devam edilir. tefor isminde ilaçla geri kalan kısımın büyümesi engellenmeye çalışılır.
     -  Kötü huylu tümörler: Çok hızlı ürerler. Çamur kıvamındadırlar. Bu nedenle ameliyatla tamamen alınamazlar. Ameliyat sonrası belli bir zaman süresi içinde tekrar büyüyerek beyine baskı yapmaya devam ederler. Kötü huylu tümörleri de üreme hızlarına göre sınıflara ayırmak mümkündür.

 
 

Ana Sayfa - Yönetici - Web Sayfasındaki Yazılar ve Resimler İnternet Ortamından Derlenmiştir. (Powered by Free Website Templates)